Özsaygı (self-esteem), kişinin kendi değerine, yeteneklerine ve varlığına dair taşıdığı temel inançtır. Düşük özsaygı hayatın hemen her alanında (ilişkiler, iş, karar alma, mutluluk) engel oluştururken, sağlıklı bir özsaygı geliştirmek ise özgüven, direnç ve daha tatmin edici bir yaşam getirir. İyi haber: Özsaygı doğuştan sabit bir özellik değildir; bilinçli çabayla geliştirilebilir.
Aşağıda psikoloji literatüründe (CBT, pozitif psikoloji, öz-kabul çalışmaları) en çok desteklenen ve pratikte etkili bulunan yolları sıralıyorum. Bunları uygulamak için acele etmeyin; bir-iki tanesini seçip 4–6 hafta düzenli deneyin.1. Olumsuz iç konuşmayı fark edip dönüştürün (en güçlü etki yaratan adım)- Kendinize söylediğiniz cümleleri not alın: “Aptalım”, “Kimse beni sevmez”, “Yine
Birçok insan, sevgi ile sınırsız fedakârlığı, “evet” demeyi ve kendi ihtiyaçlarını arka plana atmayı aynı şey sanır. Oysa gerçek sevgi, iki ayrı bireyin birbirine yaklaşmasıdır; birbirine karışması değil. Sınır koymak, tam da bu ayrımı koruyan davranıştır. Bir çit düşünün: Bahçeyi dışarıdan korurken, içindeki çiçeklerin büyümesine de izin verir. Duvar örmek değil, sağlıklı bir mesafe ve saygı alanı yaratmaktır.
''Sınır koymak, ilişkide sevgiyi azaltan bir eylem değil; aksine ilişkinin sürdürülebilirliğini ve güvenliğini koruyan temel bir düzenleyicidir.''
İlişkilerde sınır koymaya karşı en yaygın önyargı, “sevgiyi azaltır, mesafe koyar, soğukluk getirir” düşüncesidir. Bu inanç genellikle çocukluktan gelen koşullu sevgi modellerinden beslenir: “Eğer her şeye razı olursam, sevilirim.” “Hayır dersem terk edilirim.” “Kendi ihtiyacımı
Aile mayın tarlasıysa,
arkadaşlık gizli patlayıcılarla dolu bir ormansa,
romantik ilişki ise…
hemen her adımda patlama ihtimali olan, üstelik gece karanlığında, duygusal sis içinde yürünen bir savaş alanıdır.
Romantik ilişkideki mayınlar diğerlerinden daha tehlikelidir çünkü:- Çok derine gömülürler
- Çok geç fark edilirler
- Patladıklarında en çok kan kaybeden, yine de en çok bağlanan taraf olur
Aile mayın tarlasıysa,
arkadaşlık ilişkileri de genellikle güzel bir orman gibi başlar ama zamanla içinde gizli patlayıcıların bulunduğu bir milli park haline gelir.
Fark şu:
Ailedeki mayınlar genellikle çocukluğumuzdan kalma, bize miras kalmış, üzerinde “eski” yazan paslı kutulardır.
Arkadaşlıktaki mayınlarsa çoğunlukla bizim kendi ellerimizle, o anki duygularımızla, yanlış anlaşılmalarla, kıskançlıkla, beklentilerle birlikte gömdüğümüz taze mayınlardır.
En sık rastlanan türleri:- “Ben sana demiştim” mayını
En ufak hatada ya da başarısızlıkta patlar.
Aslında “seni önemsiyorum” demenin çok tuhaf ve yaralayıcı bir yoludur.
Bazı cümleler vardır ki, ilk duyduğunuz anda hem çok tanıdık, hem de rahatsız edici derecede yabancı gelir. “Aile bir mayın tarlasıdır” da onlardan biridir. Çünkü aynı anda hem çok doğru, hem de söylenmesi biraz ayıp hissettirir.
Çocukken ailemizin bizi koruyacağına, kollayacağına, en kötü ihtimalle bile “yanımızda” olacağına dair içimize işlenmiş o büyük, sıcak yalandan yetişkinliğe geçtiğimizde geriye kalan şey, aslında o yalanın altında yatan mayınlı sahanın ta kendisidir.
Sağlıklı bir ilişki, içinde sürekli “acaba?” diye sormadığın,
kendini sürekli kanıtlamak zorunda hissetmediğin,
nefesini tuttuğun değil, derin derin alabildiğin bir yerdir.İşte gerçekten sağlıklı bir ilişkinin 15 somut, yalansız işareti.
Bunlardan en az 12-13’ü varsa, tebrikler, doğru limandasın.
- Kendin gibi davranıyorsun
En kötü gününde bile “bunu görse benden soğur” korkusu yok.
Ağlak, öfkeli, sessiz, saçma, komik… hepsi kabul. - “Hayır” dediğinde sevgi azalmıyor
Canı istemediğinde, yorgunken, yalnız kalmak istediğinde “hayır”
İlişki kırıldığında onarmak mümkün, ama “eski haline döndürmek” değil;
daha sağlam, daha dürüst, daha “biz” bir hale getirmek mümkün.
İşte gerçekten işe yarayan, yıllardır hem kendi hayatımda hem başkalarının hayatında defalarca test edilmiş onarma teknikleri:- Önce kendi payını sahiplen (ilk ve en zor adım)
Karşı tarafı suçlamadan önce kendine sor:
“Bu kırılmada benim % kaçım var?”
%1 bile olsa önce onu söyle:
“Sana yalan söylediğim için çok özür dilerim. Bu sana kendimi değersiz hissettirdi, haklısın.”
Kendi payını sahiplendiğinde karşı tarafın savunması anında düşer.