Aile mayın tarlasıysa,
arkadaşlık ilişkileri de genellikle güzel bir orman gibi başlar ama zamanla içinde gizli patlayıcıların bulunduğu bir milli park haline gelir.
Fark şu:
Ailedeki mayınlar genellikle çocukluğumuzdan kalma, bize miras kalmış, üzerinde “eski” yazan paslı kutulardır.
Arkadaşlıktaki mayınlarsa çoğunlukla bizim kendi ellerimizle, o anki duygularımızla, yanlış anlaşılmalarla, kıskançlıkla, beklentilerle birlikte gömdüğümüz taze mayınlardır.
En sık rastlanan türleri:
Yani:
Kendi döşediğin mayınların farkına varmak.Çünkü en tehlikeli olan,
başkalarının bize koyduğu mayınlar değil,
bizim farkında olmadan dostluklarımıza gömdüğümüz,
“ama ben sadece kırılmıştım”,
“ama ben sadece kıskandım”,
“ama ben sadece bekliyordum” dediğimiz mayınlardır.
Gerçek dostluk,
mayın tarlasında el ele yürüyüp
“burada bir şey varmış, dikkat edelim” diyebilmektir.Ya da daha güzeli:
artık mayın döşemeye gerek kalmayacak kadar güvenli bir zemin yaratabilmektir.Çoğu arkadaşlık bu noktaya gelemez.
Çok azı gelir.
Ama gelenler…
onlar artık ormanda yürürken
patlama sesi değil,
sadece kuş sesi duyarlar.Ve bu,
hayatta alınabilecek en yumuşak, en sessiz, en değerli özgürlüklerden biridir.
arkadaşlık ilişkileri de genellikle güzel bir orman gibi başlar ama zamanla içinde gizli patlayıcıların bulunduğu bir milli park haline gelir.
Aile Bir Mayın Tarlasıdır
Fark şu:
Ailedeki mayınlar genellikle çocukluğumuzdan kalma, bize miras kalmış, üzerinde “eski” yazan paslı kutulardır.
Arkadaşlıktaki mayınlarsa çoğunlukla bizim kendi ellerimizle, o anki duygularımızla, yanlış anlaşılmalarla, kıskançlıkla, beklentilerle birlikte gömdüğümüz taze mayınlardır.
En sık rastlanan türleri:
- “Ben sana demiştim” mayını
En ufak hatada ya da başarısızlıkta patlar.
Aslında “seni önemsiyorum” demenin çok tuhaf ve yaralayıcı bir yoludur. - Rekabet mayını
“Senin iyi olman beni çok mutlu eder… ama benimkinden daha iyi olman hariç.”
Bu mayın genelde sessizce patlar; bir anda mesafeler açılır, iletişim soğur, sebep söylenmez. - “Her şeyi anlatırım” / “Hiçbir şey anlatmam” ikilemi mayını
Bir uçta aşırı şeffaflık beklentisi,
diğer uçta ise “bana niye anlatmadın?” sitemi.
İkisi de aynı anda patlayabilir. - Borçlu hissettirme mayını
“Ben senin için şunu yaptım, sen niye…”
Dostlukta en tehlikeli silahlardan biridir çünkü verilen iyilik bir anda borç senedine dönüşür. - “Değiştin” mayını
En sinsi olanlardan.
Aslında çoğu zaman “ben değişmek istemiyorum, sen de değişme” demenin örtülü halidir. - Pasif-agresif sessizlik mayını
Görünmez, temas edildiğinde patlar.
“Bir şey yok” denir ama bütün oda o sessizlikle dolar. - “Biz artık eskisi gibi değiliz” mayını
Genellikle son patlamadır.
Çoğu zaman bu cümle söylendiğinde tarla zaten çoktan temizlenmeye başlanmıştır, sadece resmi ilanı bekliyordur.
Yani:
- Hesap tutmamak
- Karşı tarafın mutluluğundan gerçekten haz duymayı öğrenmek
- Kırgınlıkları aynı gün içinde konuşabilmek (ya da gerçekten affedebilmek)
- “Bana borçlusun” duygusunu içinden atmak
- Değişimi suç değil, doğal bir süreç olarak görebilmek
Kendi döşediğin mayınların farkına varmak.Çünkü en tehlikeli olan,
başkalarının bize koyduğu mayınlar değil,
bizim farkında olmadan dostluklarımıza gömdüğümüz,
“ama ben sadece kırılmıştım”,
“ama ben sadece kıskandım”,
“ama ben sadece bekliyordum” dediğimiz mayınlardır.
Gerçek dostluk,
mayın tarlasında el ele yürüyüp
“burada bir şey varmış, dikkat edelim” diyebilmektir.Ya da daha güzeli:
artık mayın döşemeye gerek kalmayacak kadar güvenli bir zemin yaratabilmektir.Çoğu arkadaşlık bu noktaya gelemez.
Çok azı gelir.
Ama gelenler…
onlar artık ormanda yürürken
patlama sesi değil,
sadece kuş sesi duyarlar.Ve bu,
hayatta alınabilecek en yumuşak, en sessiz, en değerli özgürlüklerden biridir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Kadın Dünyası * Erkek Dünyası Evlilik -- erkekçe, kadınca